27 augustus
"Seni diğerlerinden farksız yapmaya''
bütün gücüyle çalışan bir dünyada
kendin olarak kalabilmek
dünyanın en zor savaşını vermek demektir.
Bu savaş başladı mı, artık hiç bitmez"
Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir...Mevlana
Güller Dikenler...
Gözler nûru, gönüller ışığı; ebedî âlemin benzeri; yeniden doğuşlar, günahlardan arınışların nümûnesi: Güzel, sevimli sabah!
Yeni, yepyeni bir âlemin başlangıcı; ümitlerle dolu, bilinmezleri getiren tatlı aydınlık!...
Günah ve kederden âzâde çocukluk yıllarına benzeyen; güç, kuvvet, hayat kaynayan gençliğe benzeyen; yeşil, tâze bahâra benzeyen sabah!...
Hayâllerimizi süsleyen, geleceğe gülümseyen emellerin; tatlı düşlerden ayrılan dalgın gözlerin gül gül açıldığı berrâk sabah!..
En kötümser kalplerin bile en küçük ni’metlerdeki büyük saâdeti hissedip şükrettiği, lütuf ve keremlerle yüklü sabah!..
Gönülden gamı-gussayı, akıldan kederi-tasayı, kalpten kini-düşmanlığı alıp götüren, serin ve tatlı sabâ rüzgârının vakti!..
İnsanın duyarak ürperdiği, ürpererek duyduğu; yanık gönüllerden, gönüller Sâhibine yükselen ezanların yeri-göğü, kalbi-rûhu titrettiği, mahlûkàtın yaşamak şevkiyle bayram ettiği kudsî zaman!..
“Hû!” çeken kumruların, hançeresini yırtarcasına feryâd eden bülbüllerin, cıvıltılarından sabah neş’esiyle mest oldukları anlaşılan türlü türlü kuşların velveleye verdiği, târifi imkânsız dem!..
Uyanıp hayatta olduğunu, bu dünyâdaki vazîfesinin henüz bitmediğini anlayanların hamd ü senâlarıyla karşılanan feyizli vakit!..
Dillerin çözülüp gönüldekilerin dışa vurulduğu; dünyânın seslerle, cıvıltılarla, nağmelerle dolduğu; zikrin şükre, tekbîrin tehlîle, tâatin ibâdete, sükûtun uğultuya karıştığı ışıklı âlem!..
Cehâlet, dalâlet, gafletten ileri gelen karanlıkları gideren ilâhî hidâyetleri andıran sabah!..
Asr-ı Saâdette, gönüller sultânının (asm) nûruyla ışıklanan âlemi, o günlerin hasretiyle her geceden sonra yâd eden, tekrâr tekrâr yâd eden âşıkların âşığı hayırlı sabah!..
Ölümden sonraki dirilmenin, haşirden sonraki kurtuluşa ermenin, cennetlerde sonsuz hayâta girmenin, saâdetlerin saâdeti olan Cemâlullâh’ı görmenin timsâli olan sabah!..
EKREM KILIÇ
Resulullah (sav) "Allah'tan hakkıyla haya edin!" buyurdular.
Biz: "Ey Allah'ın Resulü, elhamdülillah,
biz Allah'tan haya ediyoruz" dedik.
Ancak O, şu açıklamayı yaptı:
"Söylemek istediğim bu (sizin anladığınız haya) değil.
Allah'tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını,
batni ve onun ihtiva ettiklerini muhafaza etmen,
ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır.
Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli,
ahireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse,
Allah'tan hakkıyla haya etmiş olur."
~tirmizi tıbb1~