|
|
June 28

|
|
          
Bir gül ekin,
Ama bu sefer kalbinize ekin bu gülü.
*Bir sevda tutun,*
Ama bu sefer kalbinizde tutun sevdanızı.
*Bir hayal kurun,*
*Mutluluk vadisinde, bahçesinde,
sevgi şehrinde,
insanlara huzur saçan, mutluluk yayan,insanların kalbinden hüznü alıp
yerine sevdayı, sevgiyi, aşkı,
ALLAH aşkını
yerleştiren bir yerin hayalini kurun.
*Bunlar hayal ama mutluluk uzakta değil ki
*Aşk, sevda uzakta değil ki
*Kapatın kalbinizi madde âlemine,
açın gönlünüzü mana alemine
çıkın seyahate *
*Ama bu seyahat madden uzak, bahçesinde,
sevda mahallesi, aşk sokağı*
*Namazgâh hanı, seccade döşeğinde gözyaşlarıyla ıslanan seccadenizin üstünde..*
*Ötelere adım atın, Çırpın kanatlarınızı, uçun göklere, varın semalara, tanışın peygamberlerle, uzanın göklere yaklaşın cennete,
girin Sidretül müntehaya,
hani me'va cennetinin yanında, için orada gözyaşlarıyla
doldurduğunuz mana sütünü,
işte bakın sevgiliniz tam karşınızda, sizlerin selamını bekliyor mukabele etmek için.
Şahitler de hazır sizlere tanıklık etmek için. *
*Daha ne beklersiniz işte geldiniz kab-ı kavseyne hadi,
şimdi işte alın seccadenizi,
açın kalbinizi, dökün gözyaşlarınızı, varın sevgilinizin yanına, sevgilinize yalvarın,
yakarın affınızı ve affımızı isteyin.
Sevgililer naziktirler bir şey istendiği zaman geri çevirmezler.
Hadi sunun dualarınızı,
göz pınarlarınızdan ayrılan mana sütünün,
mana alemindeki yükselişinizin yanında
*Daha ne beklersiniz işte sevgili bizleri bekliyor * * Evet, şimdi işte yalvarıyorum ve yalvaracağım *
*Ey benim sevgilim, Rabbim yalnız sana yalvarır ve
yalnız senden dilenirim *
*Şu mübarek günlerin ve sadece senin sevginden ötürü
sana mana kasesini gözyaşlarıyla doldurmaya çalışan âşıklarının
yüzüsuyu hürmetine bizlere
senin sevgini,senin aşkını tatmak
ve bu tatla son nefesimize kadar yaşamak ve Senin aşkınla Senin huzuruna varmak nasip eyle..
    
Ey Sevgili Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini Engelliyor günahlarım gül yüzünü görmeyi Arzum ahirette cennete seninle girmeyi Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa (s.a.v)
http://kardelendilekkincal.spaces.live.com/
|
| June 25 
|
|
|
Mutluluk nerede?...
Mutluluk ; Ne yerde ne gökte, ne karada ne denizde, Belki bir bebeğin mis gibi kokan teninde, Belki bir çocuğun sıcacık gülümseyişinde. Bazısına göre mutluluk erişilemeyecek kadar uzakta, Bazısına göre ise bir adım yakınlarda. Kimi bakar da göremez , kimi görüp de anlayamaz , Ne aradığını bilmeyenlere düşman değil dost olmaz. Fakire sorsan mutluluk, parada pulda der, Zengine sorsan, bir lokma ekmekte diye cevap eyler. Aşık maşukun gözlerinde, sözlerinde arar durur, Bulamadığı zaman mutsuzluğundan dem vurur. Anne baba için çocukların mutlu oluşudur mutluluk, Çocuklar için ise sınavdan alınan yüksek not, yerine getirilen sorumluluk. Bazen küçük ayrıntılara saklanmış , keşfedilmeyi bekler, Bazen de o kadar göz önündedir ki, fark edemeyenlere küser. Ozan sazın telinde,şair şiirin dizelerinde, Dertli içki kadehinde, pişmanlar dua için açılan ellerde. Gecenin karanlığı, gündüzün ışığında arar onu, Ötelerde bir yerlerde varlığına ipucu. Herkes kendinde olmayanda arıyor, Bu nedenle bulduklarını tanımlamak da zorlanıyor. Mutluluğu bir kişiye,bir olaya ,bir maddeye bağlı kılmamak, Onu özgür bırakarak, gelişini kutlamak. Mutluluk huzurun olduğu yerde, Huzur da o kadar yakındaki Kalbimizin içinde..
MUTLULUK Her gülen yüz, Parlayan gözde, Mutluluk var sanma sen dostum, Bak iyice gözlere, Gir gözden,in gönüle, Gör orda kopan fırtınaları, Her gülen yüz, Parlayan gözde, Mutluluk sanıp aldanma dostum
http://kardelendilekkincal.spaces.live.com
|
|
| June 24
|
|
|
|
|
|
|
YAŞAMAK Bir lokma ekmeğin kavgasıdır , yaşamak Bir lokma ekmeği paylaşmaktır, sofrada Aile kurup çocuğa karışmaktır,belki Topluma ait almaktır,mesai saatlerinde Akşamları özlemle eve doğru koşmaktır. Yarını düşünerek geçirilen bu günlerdir. yaşanmamış yarınlar için olmaktan ibarettir. İki kişinin bir canda bedende olmasıdır geçmişe hasretin geleceğe tecrübesidir Bir toplum için kazanılan savaştır,meydanda Bir gönül aşkını,nefes nefese aramaktır Bir aşık için sevdiceğidir, can veren yüreğidir Yarınlar için hayal kurmaktır,ümit etmektir Gece ile gündüzün birbirini izlemesi gibi bir ritimdir Çiftçinin gözlerinde ki bir parlamadır yaşamak Bir ankaralı için barajların dolmasıdır Toprağa düşen ilk nisan yağmurudur,belki Yıllar sonra bir geç kalmış bir tebessümdür. Gül yüzünde bir gülümsemedir,bana ait olan Geçmişteki anılarımızdır,hasret ve hüzün dolu Bilinç altımda kalan son kırıntılarımdır,sakladığım Gökkuşağı altında yağan yağmur damlalarının altında Ellerimin arasındaki saçlarından damlaların toprağa düşmesidir Yağmur altında dudağından gelen bir öpücüktür. Hiç bir zaman olmayacak hayaller kurmaktır Yarınlarda şu anın bugünlerde dünlerin eseridir Yaşamak birilerinin ölümüdür,göz koyulmuş topraklarda Bir damla için binlerce kan dökmektir, yaşamak işte budur İnsanoğlu demişler bu zalim hayvana,bencildirunutma. Kendini kelimeleri ile iyi anlatır,ince ayar verir nedeolsa Güçlü olan kazanır,kötü bile olsa katliam bile yapsa yaptıklarına bahanesidir gelecek kaygısıdır,haklıdır Toplumların içine nifak tohumları ekerken görülmez Etkiler yeni yetmeleri ,gözleri boyar ,hayalleri çalar 7 0 milleti birbirine katar,benimde gözlerim dolar İşte yaşamak bunlara kaygıyla seyirci kalmaktır Yaşanmayacak yarınlar için boş düşler kurmaktır.
Geçmişi düşünerek üzülme. Geleceği düşünerek kedere girme. Ölüm yanı başımızda nefes alıyor. Zamanın değerini bil ve gülümse..

Gül sunan bir elde daima
bir miktar gül kokusu kalır...
http://kardelendilekkincal.spaces.live.com | | | | | | | June 18 
|
|
|
|
|
GÖREMEDİK
o kadar çoğaldı ki “bana ne!”lerimiz o kadar birikti ki bahanelerimiz. o kadar benimsedik ki “bana dokunmayan yılan”ları “bin yaşa”tmayı, sokakları kuşatan çaresizliği görmezden gelir olduk vicdanlarımızın sızısını kesiverdik haksızlıkların fotoğrafını çekerken, haksızlığa uğrayanları kendi yalnızlıklarına terkettik. hepimiz birimiz için olamadık; içimizden çıkıp hepimiz için olmak isteyen birilerini küçümsedik, ucuz kahramanlar listesine ekledik. “böyle gelmiş böyle gider”leri ağrı kesici gibi yutup başkalarına ağlayan yanlarımızı uyuşturduk rahatladık, çok rahatladık yüreğimize batacak kıymıkları geçtiğimiz yollardan temizlettik nefsimizin iştahını kesecek görüntülerin üstünü ustaca sıvadık yuvalarımızın duvarlarında dışarı sızdırmadığımız sevgi gölcüklerimizden bir kaç damla olsun serpemedik yoksulların üstüne göz yaşlarımızı tükettik, gönlümüzün yağmur yüklü bulutlarını kovduk çocukları, çocuklarımızı, çocuk yanımızı senin gibi sevmedik, senin gibi sevindiremedik içimizde sancıyla kıvranıp duran duygularımızı itip kaktık. yüreğimizi yakıp duran varoluş kaygılarını ciddiye almadık. derdimizi yok sayıp deva aramadık. sahte çarelere kanıp çaresiz kaldık oysa sen, oysa sen kalbimize sahip çıktın onca kötülüğün içinde ‘’vicdanınızı tahriş edeni terk edin’’ dedin de, ‘’şüpheli olandan uzak durun’’ dediğinde de, kalbimize güvendiğini sezemedik. hoyratlıklarımızı vicdanımızın cetveline vurduğunu göremedik
Bir gülüş kadar içten Bir gülüş kadar gerçeğiz Kim olduğumuz, ne olduğumuz önemli değil Kendimizi ifade edebildigimiz yerdeyiz Sevildiğimiz kadar değil Sevebildiğimiz kadar değerliyiz!
Unuttuk, Dünya bir gölgelikti oysa, Yolcu olduğumuzu unuttuk. Yolumuzun buradan geçtiğini sadece. Sadece uğradığımızı şu dünyaya. Yükümüzü yeğni tutmayı bilemedik. Biriktirdik,çoğalttık, artırdık ve saydık. Geriye ne kaldı? Şimdi hatırladık. Sermayemiz yokluk, servetimiz acz. Şimdi hesapladık.
Unuttuk, Yüzümüzde Rahman'ın nakşı vardı. Gözümüzde Cemal'in bakışı vardı. Gönlümüzde Beka'nın aşkı vardı. Şimdi, yüzümüz yerde kaldı. Gözümüz yaşta kaldı. Gönlümüz darda kaldı. Hatırladık ve anladık ki, buradan ötesi vardı.
SENAİ DEMİRCİ/CAN KIRIĞI
http://kardelendilekkincal.spaces.live.com |
|
|
|
| June 15
|
|
kabe hala bekliyormu?nerde nerde!seccadeler....
Kendi üzerinde dönen değirmen taşları misali dönüyorum odalarda; Seccadeler nerde?.. Kıble hangi yöne doğruydu bu evde?.. Başıma koymak için takke, çekmek için tesbih var mı?.. Bugün bitti. Gece de gidiyor... Bir günüm daha bitti; ben nereye gidiyorum?.. Gün gün, saat saat, dakika dakika ölüyorum!.. Gidiyorum!.. Tükeniyorum; Haberim var mı?.. Herşeyi sevmek... Çok güzel. Kendini sevmek... Çok güzel. Peki, bu nasıl kendini sevmek? “Seviyorum” çığlıklarıyla yak kendini hadi!.. Erit kendini, tüket, bitir!.. Sen... Ey sen, aynadaki!.. “Kalan”ının farkında mısın? Peki “talan”ının? Sen... Ey sen, aynadaki!.. Dün de bakmıştın aynaya. Farkında mısın; bugün daha yaşlısın!.. Bugün daha çökük, bugün daha çirkin, bugün daha tedirgin!.. Çünkü biraz daha dökülmüş saçların, biraz daha buruşmuş suratın! Biraz daha; bir saniye, bir dakika, bir saat, bir gün daha yaklaşmışsın düşeceğin çukura!.. Nerde, Nerde seccadeleeer?.. Kıble hangi yöndeydi bu evde?.. Ninem son gelişinde ne tarafa doğru namaz kılmıştı?.. Katlanır rahlenin nasıl açıldığını unuttum. Ve onun içinde açılan “Kitab”ın yüzümü ve içimi nasıl aydınlattığını... İçim... Aahhh, içim yanıyor. Bugün bitti, gece de gidiyor... Bir günüm daha bitti; ben, ben nereye gidiyorum?.. Gün gün, saat saat, dakika dakika ölüyorum... Gidiyorum... Tükeniyorum; Haberim var mı?.. Son tuttuğum orucu hangi iklimde bıraktım?.. Son kıldığım namaz hangi seccadeyle katlandı?.. Merak ediyorum; Kâbe hâlâ bekliyor mu beni?.. Bilmiyorum... Bilemiyorum. Ama şundan eminim: Mezarım beni bekliyor! ...
Ne zaman ümitle hayata göz kırpsam Çiçekler açsam kapıma dayanır sonbahar. . .
Ölüm...Ölüm...
Yılın en sıcak yaşandığı zamanlarda bile insanı titretmeye yeten ürpertilikte bir durum.Yalnız kaldığımızda soğuk kış gecelerinde sonbaharda dökülen yaprakları hepimiz düşünmüşüzdür annemizin babamızın kardeşimizin vs. öldüğünü bu defa kendi ölümümü düşündüm. Yokluğumda yakınlarımın ne yaptığını düşündüm. Ölümün dünyada hiç birşeyi değiştirmediğini herşeyin aynı devam ettiğini gördüm.Meğer ne kadar sıradan biriymişim. Sonra cenazemi düşündüm namazımı kıldıran imamın "rahmetliyi nasıl bilirdiniz ?" sorusuna bazıları burun kıvırarak iyi bilirdik diyorlar. Sonra arkadaşlarımı düşündüm güldüğümüz şakalaştığımız arkadaşlarım beni unutmuştu.Sözde beni sevenler hatta benimde sevdiğinden emin olduğum arkadaşlarım sanki bunlar değildi. Evdede bazı değişiklikler olmuş en çok sevdiğim dolabım ayakkabılarım yerinde yok.Oysa ne kadar özenle seçip almıştım onları... Herkes kandi halinde herhalde yoğun hayat temposundan olsa gerek yoksa bu kadar kolay mı bir kalemde silip atabilir mi insan sevdiğini? Annem sabır ve takva misali sessizce ağlıyor. Tıpkı iki cihan serveri Efendimizin oğlunun cenazesinde ağladığı gibi. Sahabeler efendimizin ağladığını görünce siz de mi Ya Resullullah ?demişler. Efendimiz " Kalp hüzünlenir, göz yaşarır " cevabını vermiş. Komşular Kuran-ı Kerim okuyor artık hiç kimse ağlamıyor yokluğum farkedilmiyor bile.Herkes kendi halinde. Posta kutuma e-mailler birikmiş beni hiç tanımadığı halde sevdiğini söyleyen internet arkadaşlarımın ölümüden haberi bile yok. Ve uğruna herşeyimi feda ettiğim sevdiğim bile çoktan UNutmuş beni... Hayatlarında neredeyse bir sıkıntı olduğum bunca insanı memnun etmek için gösterdiğim çabaya bakınca ölümümün arkamda bıraktığım çok sevdiğim bir çok kişi için hiçde dayanılmaz olmadığımı anladım. Ve silkinip kendime geldim. İyiki ölümü düşündüm şimdi yeni kararlar verdim. Hayata değeri kadar değer vereceğim.Gideceğimiz ahirete göre sevgilerimi ayarlayacağım.
Kişi sevdiği ile beraberdir."
http://kardelendilekkincal.spaces.live.com
| | June 12 
|
|
|
Haydi Yandıysa Yüreğiniz.... Serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru, Kapatın gözlerinizi.. Aydınlığınız, gönlünüzdeki O'na olan sevginiz olsun.. Göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza, Yüreğinizde kavrulan aleve, serinlik olsun göz yaşlarınız.. İşte dost nedir bilmek mi istersiniz?.. Menfaatsiz.. Korkunuz olmayacak. Acaba demeyeceksiniz.. Acaba, Ben onu sevsem o da beni sever mi, Korkunuz olmayacak yüreğinizde Çünkü O vaat ediyor.. Severseniz Severim!! Ne güzel değil mi? Sevginize karşılık bulmak.. Sevginizin karşılıksız kalmayacağını bilmek.. Şu dünyada yüreğinizi yakan onca dosta.. Onca sevgiliye bir çare, bir derman.. Yürek yakmayan.. Yüreğe serinlik veren bir dost.. Vedud olan bir dost.. Rahman olan bir dost.. Rahim olan bir dost.. Gafur olan bir dost.. Sözünde sadık olan bir dost.. Surete değil, sirete bakan bir dost.. Dost.. dost.. dost.. diye inleyene… Gel.. gel.. gel.. diye nida eden bir dost.. Ben seni sevdim diyene… Gel kulumsun diyen bir dost.. Suretimle.. maddemle değil.. Yüreğimle acziyetimle geldim diyene.. Rahmetimle.. Şefkatimle.. İnayetimle karşılandın diyen bir dost.. Haydi yandıysa yüreğiniz.. Yediğiniz darbeler yıldırdıysa sizi.. Sevginiz hep sevgisiz kaldıysa.. Yüreğinize değer verilmediyse.. Artık dayanamıyorum sevgisiz kalmaya diyorsanız Serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru Kapatın gözlerinizi.. Aydınlığınız, gönlünüzdeki O’'göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza. Yüreğinizde kavrulan aleve, serinlik olsun göz yaşlarınız.. O dost ise yürekte serinlik var... O dost ise yürekte huzur var .. O dost ise yürekte coşku var .. O dost ise yürekte yürek var... Ve O.. eğer O.. sevgili ise, Aşık olunan ise.. İşte o zaman yürekte olana tarif yok.. İşte o zaman yürekte olanı yazacak kalem yok.. İşte o zaman yürekte olanı söyleyecek dil yok.. İşte o zaman O var.. Ve O var ise.. Haydi artık sözler sükut etsin.. Bırakın yürekleriniz konuşsun Seccadeniz sevgiliyle buluşmanız olsun.. Göz yaşlarınız sevgiliye hediyeniz olsun.. Yüreğiniz sevgiliyle konuşan diliniz olsun.. sevgilinin size nasıl tecelli ettiğini işte o zaman.. İşte o zaman anlayacaksınız.. Ve işte o zaman anlayacaksınız O dost ise her şey dost .. O sevgili ise her şey sevgili............. (alıntı)
 
Bir peygamber edâsıyla adını münhasır
sakladığım ..
Andığımda seni Yüreğim titrer Yâr.. ! Bağnaz bir tutumu sergiler nefsim.. Kulluğumda ki fakirliğimi yansıtamazdım sana Yâr..
http://kardelendilekkincal.spaces.live.com/
|
|
| June 06
|
|
|
|
|
GÖZ YAŞLARI...
Ne çok Şey anlatır gÖzyaŞları...Bazen sÖylenemeyen sÖzlerin sesi, bazen bir piŞmanlığın diyeti ,bazen de bir sevda nefesi...Sessizliğin çığlıklarıdır aslında gÖzyaŞları...Anlatılamayanı anlatmak ister karŞısındakine...Eğer anlayabilirse...
İnsanoğlu bi garip...Sevinir ağlar, üzülür ağlar, hasret çeker ağlar, kavuŞur yine ağlar. Kelimeler kifayetsiz kaldığında, gÖzyaŞları gÖrev baŞındadır. Aslında ağlayabilmek büyük bir nimet...Ve ağlamak taŞ kalpli olmadığımızı gÖsteriyor. Hala insan olduğumuzu, hissettiğimizi, DUYGUSUZ olmadığımızı...
Ama bazen gÖzpınarlarından aŞağı süzülemez gÖzyaŞları...Onlar dıŞa akıp ziyan etmezler kendilerini...Çünkü çok daha Önemli bir gÖrevleri vardır. İçteki bir yangını sÖndürmek isterler. GÖz kapaklarınızın alev alev yandığı, boğazınıza bir Şeylerin düğümlendiği, burnunuzun direğinini sızladığı oldu mu hiç? Dikkat ettiniz mi o anlarda gÖzyaŞlarınızın istikameti neresi? En zor olanı bu belki de...
Ağlamak zayıflık mı? Neden ağlamamız gereken anlarda; yumruklarımızı, tırnaklarımız avuçlarımızı kanatıncaya kadar sıkar, boğazımızdaki düğümleri yutkunarak gidermeye çalıŞırız? Neden kaçırırız buğulanan gÖzlerimizi baŞkalarından?
Bakın ağlıyorum iŞte! Utanmıyorum kimseden...O kadar içime akıttım ki gÖzyaŞlarımı!...Artık zapdedemiyorum içimdeki çağlayanı....
Ağlıyorum dostlarımın vefasızlığı için Ağlıyorum Yaradana vefasızlığım için Ağlıyorum Özlediklerim için Ağlıyorum Özleyip de kavuŞamadıklarım için Ağlıyorum içimi acıtan kalp kırıklıklarım için Ağlıyorum istemeden de olsa kalbini kırdıklarım için Ağlıyorum unutulmaması gerekenleri unuttuğum için Ağlıyorum .........unutamadığım için Ağlıyorum yaklaŞtıkça uzaklaŞtıklarıma Ağlıyorum tanıdıkça çirkinleŞenlere Ağlıyorum kıymetini bilemediklerime Ağlıyorum sevsem de yüz bulamadıklarıma Ağlıyorum ziyan olan yıllarıma Ağlıyorum bir Ömür ağlayamadıklarıma
GÖzyaŞlarım bu gece biter mi ? Ruhumdaki KirLeri Yıkamaya Yetermi ? Kalbime Gün doğarmı bu Sabah ? Yoksa böLe GeLmiŞ yine böLe mi gidiceK ? DuyarmıSın gÖzyaŞLarımın SeSini ? Bu YaŞLar GüNahımıN bedeLini ÖDer mi ?
Bakiler sevgiler adına nice dilekler vardır. Ölümü bile ayrılık saymayan gönüller vardır. Mesafeler araya set çekmisse ne çıkar, dualarda birlesen gönüller vardır.
 
http://kardelendilekkincal.spaces.live.com |
|
|
|
|
|