kardelen's profileஐ Kardelene Hoşgeldiniz ...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    March 29

    Öleceğini bile, bile yaşayan tek canlı insandır… Ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar…

                                
     
     

            

       

      Kul oldum...Kül oldum... Gül oldum... 

        Ben kalbimi dünyanın dert duvarları arasında ezdirdim...
      Çok özledim sonsuz genişliğini secdelerin...
      Ben ruhumu zehir parmaklıklar ardında tutuklu bıraktım...
      Öyle çok susadım ki ilk tekbirin;dudağımdan içtiğim serinliğe...
      Ben bencilliğin dehlizlerinde ümitsizce dolandım...dolandım...dolandım...
      Öyle çok hasretimki bir rukün kavsinde
      Belimi kıran ayrılıkları göğe savurmaya... 
      Ben ellerine cilveli kelepçeleri vurulmuş bir zavallıyım...
      Çok isterdim bir kıyamın kıyametinde
      İçimdeki bütün kuşları dağlara uçurmayı...
      Ayaklarımı dar zamanların prangalarına kaptırdım ben...
      Öyle hasretim ki yalnız ve yalnız sana kul olmaya...
      Cümle dilenciliklerden kurtulmaya...
      Öyle hasretim ki göğsümde sakladığım kanadı kırık serçeleri
      Rahmetinin yuvasına uçurmaya...
      Öyle çok hasretim ki yalnız ve yalnız sana muhtaç olmaya...
      İçimde saklı sancılı incileri rahmetinin kıyılarına savurmaya ahdettim...
      Mülteci ellerimin ayazında ölmüş kelebekleri...
      Kudsi levhanın dokunuşuna emanet etmeye geldim...
      Ben gururun mahkumuyum...
      Ben gerçeğin kaçkınıyım...
      Ben günahın tutsağıyım...
      Ben isyan çöllerinin çorağına sürgün bir yeti
      Sevindir beni,sevdir,sevindir,sev sevdiğini bildir...
      Hüzünlerimi bir secdenin billur sularında erit ne olur...
      Ne olur korkularımı rahmetinin kucağında teskin eylesen...
      Ben sahte uzaklıkların sürgünüyüm..
      Ben içine kalbimi sığdıramadığım dar vakitlerin küskünüyüm...
      Öyle özledim ki seccademin alnımdan öpüşlerini...
      öyle özledim...
      İşte huzuruna geldim ...
      Şöyle başımı sokacak bir umudum olsun istedim...
      İstedim ki yüzünden menekşeler toplayacağım sonsuz ovalarım olsun...
      İstedim ki koşayım...koşup koşabildiğim kadar...
      İçimde sakladığım bütün uçurtmaları rüzgarlara verebileyim...
      Ben sonsuz derinlikte uykuların yitiğiyim...
      Ben unutuş uçurumların dibinde unutulmuş bir cesedim...
      Ben benlik ve bencillik yabancılıklarında
      Evine yol bulamayan bir yitirmişim...
      Çok özledim En Sevgilinin en çok sevdiği yerde durmayı....
      Öyle hasretim ki öyle muhtacım ki
      En Sevgilinin en çok sevildiği halde olmaya...
      Geldim...
      Huzuruna vardım...
      Geçtim kendimden...
      Kendimi geçtim...
      Deldim benlik dağını...
      Yolda kaldı ferhat...
      Şirinin ben oldum
      Yandı her yanım...
      İbrahimin oldum...
      Gül oldum...
      Çöle verdim leylayı;aklı mecnuna sattım...
      Mecnun oldum...Yakınlığına geldim...
      Tüm uzaklıkları uzaklara savurdum keremini gördüm
      Vazgeçtim aslıdan,gölgeden çıktım,vaslına geldim...
      aslına geldim...  Yandım KUL oldum...
      Yandım KÜL oldum...
      Yandım GÜL oldum... Durdum namaza;
      Miracına geldim,niyazına durdum
      Nazla beni ne olur...
      En Sevgilinin durduğu eşikte durdum
      Miracına geldim...
      Miracına geldim...
      Nazarında tut ne olur...
      Bakışınla sar beni,el üstünde tut,bırakma ellerimi...

      (BIRAKMA ELLERİMİ ALLAH'IM...) 
      Senai Demirci

       
       
       

       

       

      Copyright ©2008 KARDELEN™  

       



     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
    March 03

    Nerede Olursan ol, Ne Düşünürsen Düşün, Ne Yaparsan Yap, Bil Ki.... Allah Biliyor..

     

    Sende yeryüzüdür gölge bulan,
    Ey suların sonsuzluğu ,
    Bakışlarım demir atsın gözlerinin limanına ...
    Fırtınalar yorgunu yüreğim sana .
    Bütün sabahlarım sesinde ağarsın !
    Keder tırmanmasın bir daha yüzüme bir daha sarmaşık gibi...
    Sona geldim ....Sana...
    Sussun sevda...Çözmesin kendini bizden.
    Sularca gülüşelim...

     

    "Sen"im...

      
    " Sevmek" dedim,
    "Yoluna ölmek" dedi.
    "Yol" dedim,
    "Alip basini gitmek" dedi.
    "Gitmek" dedim,
    Bir "Ahh" çekip, "Dostlardan ayrılmak" dedi.
    "Dost" dedim. Durdu, bana baktı."Dost" diye mırıldandı.
    "Yüreğime nasıl koysam bilemediğim" dedi.
    ”Yürek" dedim,
    "Dünyaları içine sığdıramadığım" dedi.
    "Dünya" dedim,
    "Hayatın bir yüzü" dedi.
    "Yüz" dedim.
    "Ardında ne gizli bilemediğim" dedi.
    "Giz" dedim
    "Hep çözmeye calıştığım" dedi
    "Calışmak" dedim,
    "Hep bitmeyecek öykü" dedi.
    "Öykü" dedim,
    "Binlercesini içimde gizliyorum" dedi.
    "Gizlemek" dedim,
    "İşte, her şeyin bitmesi" dedi.
    "Şey" dedim,
    "Sevda" dedi.
    "Sevda" dedim,
    "Peşinden koştuğum" dedi.
    'Koşmak" dedim,
    "Hayat bir maraton" dedi.
    "Hayat" dedim,
    "Öyle kısa ki" dedi.
    "Niye kısa ki" dedim,
    "Yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi.
    "Yaşanması gereken ne var" dedim,
    "Aşk" dedi.
    "Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk" dedi.
    "Önce ona varsan olmaz mı" diye sordum,
    "Keşke olsa" dedi,"Ama önce yoğrulmak gerek".
    "Acı çekmek mi?" dedim,
    "Evet, aşk acısında boğulmak" dedi.
    "Yok olunca" dedim,
    "İşte gercek aşkı da o zaman yasamaya başlarsın" dedi.
    "Gerçek aşk" dedim,
    "Büyük o" dedi.
    Durdum. Durdum. Durdum ve sustum...
    "Neden sustun" diye sordu,
    "Yüreğim titredi sanki" dedim.
    "Neden" diye sordu,
    "Bilmiyorum" dedim, "Büyük O!".
    "Evet" dedi, "Büyük O!".
    "Nerede?" diye sordum.
    "Her yerde" dedi.
    "Nasıl?" diye sordum,
    "Yüreğini aç" dedi.
    "Yüreğimi açmak?" dedim
    "Bir tebessümle bak her şeye" dedi.
    "Tebessüm" dedim,
    "Her kapının anahtarı" dedi.
    "Kapı" dedim
    "Girmeden bilemezsin" dedi.
    "Ya korku?" dedim
    "Bilinmeyenden korkar insan" dedi
    "Ben bilmiyorum" dedim
    "Neyi?" diye sordu
    Ben'i" dedim,
    "Sen kimsin?" diye sordu
    "Ben kimim?" diye sordum,
    "Sevgiyle beslenensin" dedi.
    "Kimin sevgisiyle" dedim,
    "Büyük O'nun" dedi.
    Durdum. Durdum. Yine sustum.

    "Kimsin sen?"
    dedim,
    "SEN'im" dedi...

    (Alıntıdır )